Horlama Ve Uyku Apnesi Nedir?
Horlama ve uyku bozuklukları, kaliteli uyuyamama, kronikleşmiş yorgunluk, uyku esnasında solunum durması (apne) hatta depresyon gibi sorunlara yol açar.
Özellikle uyku apnesi yaşayan yani uykuda solunum durması yaşayanların mutlaka tedavi sürecine alınmaları gerekmektedir. Zira 10 saniyeden daha uzun süren nefes durması kalp krizine davetiye çıkarır. Bunun yanı sıra kalpte büyüme ve konsantrasyon bozuklukları da aynı sorunun farklı belirtileri arasında yer almaktadır.
Horlamanın en sık görüldüğü kişilerin ortak özelliği kilolu olmaları ve orta yaşta olmalarıdır. Bayanlara nazaran horlamanın erkeklerde daha sık görüldüğünü söyleyebiliriz. Kısa boyunlu olan kişilerde ise horlamaya uyku apnesi de eşlik edebiliyor. Hızlı kilo alımı erkekler kadar bayanlarda da horlamaya neden olabildiği gözlenmektedir.
Horlama Ve Uyku Apnesini Nasıl Çözüyoruz?
Özellikle yaş gruplarına göre tedavi şekillerimiz değişmekte. Öncelikle kilo kontrolü ve yaşam biçiminde yapılacak düzenlemeler tedavide ilk aşamadır. Sonrasında operasyonlar ile uyku apnesinin tedavisinde daha etkili sonuçlar alınabilir.
Burundan, solunum yollarını değerlendirmek için yönlendirdiğimiz mikro esnek kameralar ile burun etleri, genız etleri, yumuşak damak ve yutak bölgesi değerlendirilerek gerekli olacak müdahale şekli belirlenir. Sonrasında nokta atış müdahale şeklinde problemler çözülebilir.
Operasyondan yeterince çözüm alınmayacaksa veya operasyona uygunluk yoksa uyku cihazı kullanılarak bu sorun çözülebilir..
Çocuklarda Geniz Eti Problemi Nedir?
Çocuklarda gelişim döneminin en önemli problemlerinden birisi, horlama ve ağız açık uyumadır. Buna sebep olan en sık neden geniz etinin aşırı büyümesi ve nefes yolunu tıkamasıdır. Bu durum çocukluk çağı yüz gelişimi için olumsuz sonuçlar doğurur. Damak ve dişlerde eğrilikler, burun kanallarında asimetrik büyümeler, kulakta sıvı birikimine bağlı işitme kayıpları, çenede aşağıya doğru uzama vs. Bunlardan en sık görülenleridir. Ayrıca büyüme için vücudun temel gereksinimi olan oksijensizliği ve uyku sırasında görülen apneler de eklenince, çocukların hayat kaliteleri oldukça bozulabilir.
İlaçla tedavi bir kısım çocuklarımızda fayda sağlamakta, ancak ilaçla yanıt alınamayan durumlarda mutlaka operasyonla bu sorun çözülmelidir. Aksi takdirde kalıcı hasarlar oluşturan durumlar kaçınılmazdır. Operasyon sonrası iki önemli risk vardır, birincisi iyileşme döneminde görülen kanamalar, öteki ise operasyon olsa bile geniz etinin sürekli tekrar etmesi ve aynı problemleri yaşatmasıdır.
Tekrarlamayan / Kanamasız Geniz Eti Operasyonları Mümkün Mü?
Dr. Yanılmaz olarak, geniz eti operasyonlarında her iki riski de tamamen ortadan kaldıran teknik bir geliştirdik. Bu teknik ile yaklaşık 7 yıldır binlerce çocuğumuzun geniz eti operasyonlarında kanama olmadan ve sonrasında tekrarlamadan en kesin sonuçları almaktayız.
Dolayısıyla tekrar tekrar operasyona gerek kalmadan, çocuklarımızda bu problemi bir daha yaşamayacakları şekilde tedavi gerçekleştiriyoruz.
Bademcikleri Koruyarak Tedavi Mümkün Mü?
Çocukluk döneminde en sık geçirilen enfeksiyonlardan birisi bademcik enfeksiyonlarıdır. Sık sık tekrarlayan ateşli enfeksiyonlar sonrası çocuklarda hayat kalitesi oldukça düşer ve gelişim etkilenebilir. Yılda 5 veya daha fazla bademcik enfeksiyonu geçire ve ilaçlarla kontrol altına alınması zorlaşan durumlarda operasyon ile bademcikleri almak gerekir.
Operasyonlar son dönemde oldukça güvenli şartlarda yapılmakta ancak az da olsa kanama riski taşımakta. Bu durumu tamamen çözen bir teknik geliştiren ve bunu uluslararası dergilerde yayınlayan Dr. Yanılmaz, teknik olarak bademciklerin büyüyen ve enfeksiyon oluşturan kısımlarını uzaklaştırarak, vücuda faydalı olan kısımlarını koruyucu cerrahi yöntemi ile vücutta bırakmaktadır.
Bu yöntemin en büyük avantajı kanama olmaması ve vücuda faydalı kısmın çalışmaya devam etmesidir.
Dr. Yanılmaz olarak, yaklaşık 10 yıldır bu tekniği binlerce çocukta güvenle kullanmaktayız.
Burun Eti Büyümesi Nedir? Bu Durumun Çözümünü Nasıl Sağlıyoruz?
Burun etleri, konka diye adlandırdığımız burun içerisinde yer alan organlardır. Burun içine alınan havanın geçişi sırasında nemlendirilmesi ve ısıtılmasını sağlar. Gereğinden fazla büyüdüklerinde ise burun tıkanıklıklarına yol açabilir.
Tedavisinde öncelikle ilaçlar ile küçültmeler sağlanır ancak yeterli etki alınmadığında küçük müdahaleler ile lokal veya sedasyonla burun etleri küçültülebilir.
Küçültmede kullanılan en ideal teknikler radyofrekans, lazer veya koterizasyon yöntemidir.
Uygulama sonrası iş/sosyal hayatına devam edilebilir, burun içerisindeki iyileşme birkaç hafta içerisinde devam eder ve sonlanır.
